Esmerka


HOŞ GELDİNİZ


.: Ana Sayfa :.
.: Arşiv :.
.: Profil :.
.: Arkadaslarım :.
Google
http://img263.imageshack.us/img263/2493/spaceral9.gif (63 bytes)

:: Ana Sayfa
:: Profilim
:: Arşivler
:: Arkadaşlarım



LİNK ADRESLERİ

ImageChef.com - Create custom images

Patlıcan reçeli
BİSKÜVİ
HOŞ GÖRDÜKKK. YENİ TARİFLERLE KARŞINIZDAYIMM.. KÜŞ SÜTÜ PASTAS
mozaik pasta
HAFİF SALATA
Praga pastası
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
Güzel arkadaşlar. bana yorum burakan tüm arkadaşlara sevgi ve sa
HAYIRLI RAMAZANLAR
SEVGİLİ BLOGCU ARKADAŞLARIM


:: Tv - Radyo için Tıklayın



Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

Sağlık için 30 ipucu

12:12, 25/4/2007 .. Kategori saglik .. 2 yorumlar .. <%TrackbackCount%> link .. Link

İSTANBUL - The Independent gazetesinde yayınlanan sağlık ipuçları listesinde günde bir diş sarımsak yemek, sık sık balık tüketmek, kansere karşı koruması için selenyum almak, daha fazla su içmek gibi öneriler yer alıyor.
 


İşte sağlıklı bir ömür için yapmanız gerekenler...

1-Her gün bir diş sarımsak yiyin: Sarımsak vücuttaki hastalık sebebi olabilecek kimyasalların seviyesini yüzde 48 azaltırken, beynin yaşlanmasını önlüyor, kolesterolü düşürüyor.

2-Egzersizi ihmal etmeyin: Günde bir kilometre yürüyüş ya da haftada üç kez hafif egzersiz kalp hastalığı riskini düşürüyor.

3-Kepekli ürünler kanserden korur: Haftada dört kez kepek içeren ekmek, makarna ya da kabuklu pirinç tüketmek kanser riskini yüzde 40 azaltıyor.

4-Sebze-meyveyi eksik etmeyin: Sebze-meyve, özellikle de domates, kırmızı üzüm, brokoli yiyenlerde kalp krizi, kanser ve şeker hastalığı riski düşüyor.

5-Ayaküstü yemekten vazgeçin: Hamburger, patates kızartması vs. gibi yiyecekleri tüketmeden önce kalp hastalıklarının üçte birinin bu yiyecekler yüzünden ortaya çıktığını hatırlayın ve fast food’dan vazgeçin.

6-Bel ağrısına çalışma iyi gelir: Araştırmalar bel ağrısı çekenlerin yatmak yerine normal aktivitelerine devam ettiğinde daha çabuk iyileştiğini gösteriyor. Fazla zorlamamak koşuluyla hareket etmek belinize yatmaktan daha iyi geliyor.

7-Sofrada balık olsun: Düzenli olarak balık yemek kalp riskini azaltıyor, ayrıca balıkta bulunan yağlar bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor.

8-Tuzu azaltın: “Fazla tuz felce ve kalp hastalıklarına davetiye çıkarır” diyen uzmanlar günde 5 gramdan fazla tuz tüketilmesini sakıncalı buluyor.

9-Biraz şarap kanserden korur: Günde bir-iki kadeh şarap, kanser riskini azaltırken, vücudu gripten koruyor ayrıca yaşlılıkta bunamaya engel oluyor.

10-Kahvenin faydaları: Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanser riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek tansiyona neden olabiliyor.

11-Çaya devam: Uzmanlar, bol bol çay içenlerin kalp krizinden ölme riskinin yarı yarıya azaldığını belirtiyor.

12-Tok diyetler faydasız: “Haftada üç kilo” vermeyi vaat eden diyetlerden uzak durun. Kilo vermek istiyorsanız bunu hafta hafta değil uzun vadede yapmaya çalışın.

13-Aşırı kiloya dikkat: Yeni bir araştırmaya göre, kilolu insanların aldıkları her yeni kilo ömürlerini 20 hafta kısaltıyor. Fazla kiloları vermek kalp, kanser, eklem iltihabı hastalıklarından koruyor.

14-Selenyuma ihtiyacınız var: Kansere karşı doğal bir koruyucu olan selenyum fındık, fıstık, balık, tahıl gibi ürünlerde bol miktarda bulunuyor. Her gün selenyum alanlarda kanser riski yüzde 37 azalıyor.

15-Kolesterolü düşürün: Egzersiz yapmak ve yağı, tuzu azaltmak kolesterolü düşürüyor, bu da kalp krizi ve felçten korunmanızı sağlıyor.

16-Mucize ilaç aspirin: Ağrı kesici olarak aldığımız aspirin bizi kalp hastalığı, felç ve kanserden koruyor.

17-Düzenli seks bağışıklığı güçlendirir: Uzmanlara göre haftada dört kez seks yapmak, vücudu gripten koruyan Iga maddesini artırıyor. Ayrıca bu kişiler on yıl daha genç görünüyor.

18-Rahatlamayı öğrenin: Sosyalleşerek, hobi edinerek rahatlamak ruh sağlığına iyi geliyor. Ayrıca haftada üç kez rahatlatıcı egzersiz yapmak stres ve depresyonu önlüyor.

19- Sigaraya hayır: Sigarayı bırakmak artık daha kolay, nikotin bantları ve sakızları, akupunktur vs. gibi yöntemleri deneyebilirsiniz. Eğer tamamen bırakamıyorsanız azaltmak da sizin için yararlı olacaktır.

20-Ağız kokusunun çaresi var: Uzmanlar ağız kokusuna yol açan hastalıkları önlemek için günde iki kez fırçalama, gargara kullanmanın yanı sıra havuç gibi lifli yiyecekler yemeyi ve çok fazla kahve içmemeyi öneriyor.

21-Sağlık için şarkı söyleyin: Doktorlar şarkı söylemenin ruh ve beden sağlığına iyi geldiğini belirtiyor. Şarkı söylemek rahatlatıyor, nefes egzersizi yerine geçiyor, depresyona iyi geliyor hatta ömrü uzatıyor.

22-Sağlıklı sinüsler için mırıldanın: Mırıldanarak şarkı söylemek de sinüsleri açıyor, sinüziti önlüyor.

23-Uykusuz kalmayın: Uyku bağışıklık sisteminin iyi çalışmasında etkili oluyor. Yetersiz uyku konsantrasyon eksikliğine yol açıyor.

24-Her gün vitamin alın: İçeriğinde folik asitin de bulunduğu vitamin tabletleri sizi kanser ve kalp hastalıklarından koruyor.

25-Cildinizi nemlendirin: Cildiniz için yazın, güneşten koruyucu kremleri, kışın da çatlama ve kırışıklardan korumak için nemlendiriciyi ihmal etmeyin.

26-Elma dişlere iyi gelir: Böğürtlen bakterilerin dişe yapışmalarını engelleyerek diş eti hastalığı riskini azaltırken, elma, portakal, havuç, ıspanak gibi lifli yiyecekler de dişleri güçlendiriyor.

27-Eş seçerken dikkat: Uzmanlar kronik rahatsızlıkların kadın-erkek ilişkilerinde iki tarafı da etkilediğine dikkat çekiyor ve kronik hasta bir kişinin eşinin de hasta olması riskinin altı kat artığını söylüyor.

28-Su içmeyi ihmal etmeyin: Günde beş bardak su içen kişilerde kolon kanseri riski yüzde 50 azalıyor.

29-Dostların sağlığa yararı: Doktorlar, dostlarla ilişkilerin hafızayı geliştirdiğine dikkat çekiyor.

30- En sağlıklı meslek grubu pazarlama: İngiltere’de satış elemanları en sağlıklı meslek grubunu oluşturuyor. Bu gruptakiler meslekle ilgili hastalıklara çok az yakalanıyor.

KAYNAK: www.sk.anadolu.edu.tr



Kemik Erimesi ve Kalça Kırıkları

12:40, 22/4/2007 .. Kategori saglik .. 5 yorumlar .. Link


 

Kadınlar yaşlandıkça, sağlıklarını korumak için ne yapmaları gerektiğini öğrenmelidirler. Menopozdan sonra kadınlarda kemik yoğunluğu azalabilir (osteoporoz adı verilen bir durum) ve kemikler kolayca kırılabilir.

ABD Ulusal Osteoporoz Vakfı, ABD'de 10 milyondan fazla insanda osteoporoz bulunduğunu hesaplamıştır. Ayrıca 19 milyon kişide düşük kemik kütlesi (osteoporoz ve kırık riskini artıran bir durum) bulunmaktadır.

JAMA'da yayımlanan bir çalışmada, belirli bir ilacın menopoz sonrası dönemdeki osteoporoz tanısı konmuş kadınlarda kırık riskinin azaltılmasındaki etkililiği incelenmiştir. Bu çalışmada ilacın 3 yıl içinde kırık riskini yaklaşık %40 azalttığı ve kemik yoğunluğunun artmasına da yardımcı olduğu gösterilmiştir.

OSTEOPOROZ VE KIRIKLARIN ÖNLENMESİNE YARDIMCI OLMAK İÇİN:

Yeterli miktarda kalsiyum (günde en az 1200 mg; örneğin bir bardak sütte yaklaşık 300 mg kalsiyum bulunmaktadır) ve D vitamini (eksiklik riski bulunanlar için günde 400-800 İÜ; örneğin, birçok süt çeşidinde 1 bardakta 100 İÜ D vitamini bulunmaktadır) alın. Düşme ve kırık riskini azaltmak için düzenli olarak ağırlık kaldırma ve kas güçlendirici egzersizler yapın (yürüme, ağırlıkla ya da kas ve kemik kütlesini artırmaya yönelik aletlerle çalışma gibi). Sigara içmekten kaçının ve sadece ılımlı miktarlarda alkol kullanın. Gerek sigara gerekse alkol, osteoporoz riskini artırmaktadır.

KALÇA KIRIKLARI:

Kırıklar ve komplikasyonları, osteoporozun en ciddi sonuçları arasındadır. En sık kalça, omurga ve el bileği kırıklarına rastlanır; bunların en ciddi kabul edileni kalça kırıklarıdır. Kalça kırıkları ölüme ve sakatlığa neden olur ve bu vakaların sadece üçte biri, kırık öncesindeki bağımsızlık düzeyine yeniden ulaşabilmektedir. Dolayısıyla en uygun yaklaşım, gerekli önlemleri alarak kalça kırıklarının oluşmasını engellemektir.

DÜŞTÜĞÜNÜZDE NE YAPMALISINIZ?

Siz ya da tanıdığınız biri düştüğünde, hemen tıbbi bakım için başvurmalısınız. Hafif de olsa tüm düşmelerde doktora görünmek gerekir.

DÜŞMELERİN ÖNLENMESİ:

Uyanıklık durumunuzu ya da dengenizi etkileyen ilaçlar da düşmeye yol açabilir. Bunun yanı sıra, görme ya da işitme bozukluğu; kas gücü, koordinasyon ya da reflekslerde azalma; dengeyi etkileyen hastalıklar düşme nedenleri arasındadır. Evde ve dışarıdaki düşmeleri önlemenin bazı yolları şunlardır:

Bütün serbest teller, kordonlar ya da parça halıları yerden kaldırın. Sabit halıların yere düz olarak tam yapıştığından emin olun.

Banyo küveti, duş ya da mutfak musluğunun önü gibi ıslak olabilecek zeminlerin yanına tutunmaya mahsus kulplar ve yere düşmeyi önleyen paspaslar koyun.

Merdivendeki tırabzanların sabit olmasına dikkat edin

Evin iyi ışıklandırılmasına dikkat edin. Gece kalkarken ışığı açın.

Sağlam lastik tabanlı ayakkabılar giyin.

 
  

 



Diyetle verilen kilolar fazlasıyla alınıyor

22:21, 13/4/2007 .. Kategori saglik .. 1 yorumlar .. Link

Uzmanlara göre kimi kilolu insanlar hiç diyet yapmasalar sağlıkları için daha iyi bile olabilir. Çözümse porsiyonları küçültmekten ve sağlıklı beslenmekten geçiyor.  Diyet yapmak her zaman sanıldığı gibi kilo vermeye yardımcı olmuyor. ABD’de yapılan bir araştırma diyetle kilo verenlerin 5 yıl içinde verdikleri kilodan daha fazlasını aldıklarını gösterdi. Üstelik sürekli kilo alıp vermek kalp krizine davetiye çıkarabiliyor.

Kilo verme sorunları üzerine araştırma yapan ABD’li uzmanlar, diyetin genellikle uzun süreli kilo kaybını sağlayamadığını ve sağlık açısından da risk oluşturabileceğini açıkladı.

Buna göre, diyet yapan kilolu insanlar ilk altı ayda kilolarının yüzde 5 ila 10’unu veriyor.

Ancak geçmiş yıllarda yapılan 30’u aşkın araştırmanın sonucu diyetle zayıflayanların 3’te 2’sinin verdikleri bu kiloların daha fazlasını ilk beş yıl içinde yeniden aldığını gösteriyor.

Üstelik sürekli kilo alıp vermek kalp rahatsızlıkları ve hatta kalp krizine kadar varan ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Bir başka araştırmaya göreyse diyet yapanların yarısı başlangıçtaki kilolarının üzerine en az 5 kilo alıyor. Kısacası uzmanlara göre diyetle kilo verip bunu korumak zor.

Önerilerse fazla kiloların sıkı diyetlerle değil porsiyonları küçülterek ve sağlıklı besinlere yönelerek verilmesi.

Bu yüzden uzmanlar kimi insanların diyetten uzak durmasının sağlıkları için daha yararlı olabileceği uyarısını yapıyor. 

 



Alzheimer Hastalığını Nasıl Anlayabilirsiniz?

09:02, 6/4/2007 .. Kategori saglik .. 2 yorumlar .. Link


Alzheimer hastalığının habercisi olabilecek 10 belirtiye dikkat etmelisiniz:
1. Günlük yaşamı etkileyecek düzeyde unutkanlık (özellikle yakın zamana ait olayları ve insan isimlerini hatırlayamama)
2. Günlük işleri yerine getirmekte (örneğin, alışveriş yapma, yemek pişirme ya da bir ev aletini çalıştırma) güçlük çekme
3. Kelime bulmakta güçlük çekme
4. Tarihleri unutma veya bildiği yolları bulamama
5. Karar vermekte (örneğin, giysi seçimi) güçlük çekme
6. Pratik düşünme (hesap yapabilme ya da planlama) becerisinin azalması
7. Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma (örneğin, gözlüğünü ayakkabı dolabına koyma)
8. Ruh hali veya davranışlarda değişiklik (örneğin, çok çabuk ağlama ya da sinirlenme)
9. Kişilik değişiklikleri (örneğin, çevresindeki insanlardan kuşkulanma ve suçlama)
10. Sorumluluktan kaçınma

Bu belirtilerden biri veya birkaçını kendinizde ya da bir yakınınızda fark ettiyseniz, zaman geçirmeden bir hekime başvurmalısınız. Bu hastalıkla ilgilenen nörolog (sinir hastalıkları uzmanı) ve psikiyatrlar (ruh hastalıkları uzmanı), unutkanlık ve benzeri şikayetlerinize kesin bir teşhis koyabilmek için çeşitli testler, laboratuvar tetkikleri ve beyin filmleri isteyebilirler. Çünkü her unutkanlık Alzheimer hastalığı olmayabilir. Doktorunuz kesin bir teşhise vardıktan sonra, sizi hastalığın gidişi ve almanız gereken önlemler konusunda bilgilendirecektir.

Alzheimer Hastalığı Tedavi Edilebilir mi?
Henüz Alzheimer hastalığını tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmamakla birlikte, yeni geliştirilen bazı ilaçlarla hastalığın belirtilerini kısmen gidermek ve ilerlemesini belli ölçüde yavaşlatmak mümkün. Ayrıca çoğu hastada eşlik eden depresyon, uyku bozukluğu, saldırganlık ya da sinirlilik gibi ruhsal bozuklukların tedavisi için de birçok etkili ilaç bulunuyor. Hastanızı bu tedavi olanaklarından olabildiğince erken dönemde yararlandırmak önemli, çünkü Alzheimer hastalığı bir yaşam hırsızı olup, hastanızın kalan değerli günlerini bir bir çalıp götürür.

Sizi Nelerin Beklediğini Biliyor musunuz?
Başlangıçta sadece unutkanlığı olan hastanız, bir gün gelecek kendi başına giyinemez, yemeğini yiyemez, yıkanamaz olacak, garip hayalleri görmeye, altına kaçırmaya başlayacak ve belki de sizi bile tanımayacak. İşte bu yüzden Alzheimer hastalığı, yalnızca ona yakalanan kişiyi değil, aynı zamanda bakımını üstlenen yakınlarını da ilgilendiren bir sorunolup, gün geçtikçe ağırlaşan sosyal ve ekonomik bir yük getirir. Alzheimer hastasının yakınları, ev içindeki aile düzenini, iş saatlerini ya da dostlarıyla ilişkilerini değiştirmek zorunda kalabilir. Daha da önemlisi, bedensel yorgunluğun yanısıra, ciddi ruhsal sorunlar yaşayabilir. Sevdiğiniz kişinin Alzheimer hastası olduğunu öğrendiğinizde, hastalığı daha iyi tanıyarak onunla birlikte yaşamaya hazırlıklı olmalısınız.

Alzheimer Bilgi Hattı:
0 800 211 80 24 (Ücretsiz telefon hattı)
Ülkemizde Alzheimer hastalığını topluma daha iyi tanıtmak ve hasta yakınlarını bakım konusunda eğitmek amacıyla kurulmuş olan Alzheimer Derneği’nin ücretsiz bilgi hattını arayarak, daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. 

 



Hissettiğiniz yaşta mısınız?

12:53, 29/3/2007 .. Kategori saglik .. 6 yorumlar .. Link


   Biyolojik olarak takvim yaşınıza göre genç misiniz, yaşlı mısınız? Öğrenmek için, hemen ücretsiz RealAge testini yapabilirsiniz...


 Dünyaca ünlü kalp cerrahı Mehmet Öz ve diyet uzmanı Michael Roizen imzasını taşıyan ve www.realage.com.tr adlı internet sitesinde yayınlanan RealAge testi, biyolojik yaşınızın takvim yaşınıza göre daha mı genç, yoksa daha mı yaşlı olduğunu gösteriyor. 9 ana başlık altında toplanan testi bitirdiğinizde, size özel olarak hazırlanan RealAge planıyla genç yada yaşlı çıkmanıza neden olan unsurları da öğrenmiş olacaksınız.

Alıntı ntv



Haftada en az 3 kez meyve suyu için

23:41, 28/3/2007 .. Kategori saglik .. 3 yorumlar .. Link


Bilimadamları yaşlanmaya, Alzheimer, kanser, kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklara karşı taze sıkılmış meyve suyu tüketilmesini tavsiye ediyor.
Meyve suları yaşlanmaya ve kronik hastalıklara karşı etkili...

 Özellikle siyah üzüm, greyfurt, elma ve nar suyunun her türlü hastalıkla savaşan antioksidanlar açısından zengin olduğu biliniyor. Taze sıkılmış meyve sularının haftada en az 3 kez tüketilmesini öneriyorlar.

 

Meyve sularındaki antioksidanlar doğal bir ilaç görevi görüyor.

 

Sadece lezzetli olmakla kalmayıp, sağlıklı olduğu da bilinen meyve sularının düzenli olarak tüketilmesinin zannedilenden çok daha faydalı olduğu belirlendi.

Glasgow üniversitesinde yürütülen araştırmalarda düzenli meyve suyu tüketiminin, yaşlanmanın etkilerini yavaşlattığı, Alzheimer, kanser ve kalple ilgili kronik hastalıklara yakalanma riskini de azalttığı ortaya çıktı.

Taze sıkılmış meyve suları, yaşlanmaya ya da kronik hastalıklara neden olan serbest radikallerin en büyük düşmanı olarak bilinen antioksidanları yoğun miktarda içerdiğinden bu etkiyi yaratıyor.

En fazla antioksidan üzüm, greyfurt, elma ve nar suyunda bulunuyor...

Bu açıdan en faydalı meyveler, siyah üzüm, greyfurt, elma ve nar.
En fazla antioksidan üzüm, greyfurt, elma ve nar suyunda bulunuyor...

 

Araştırmanın sonuçlarına göre haftada ortalama 3 kez bu meyvelerin suyunun tüketilmesi Alzheimer riskini yüzde 76, kalp hastalıkları riskiniyse yüzde 30 oranında düşürüyor.

Bu mevye sularındaki antioksidanlar serbest radikallerin hücrelere saldırıp yoketmesini engelliyor. Bu da yaşlanma etkilerini hafifletiyor.

Uzmanlar meyve sularında rastlanan antioksidanların kırmızı şarap, kahve ve çikolata da bulunduğunu, bu gıdaların da makul miktarlarda türketilmesinin faydalı olabileceğini vurguluyor. 

  



Altın Öğün: Kahvaltı

09:48, 24/3/2007 .. Kategori saglik .. 1 yorumlar .. Link

Yaşam temposunun hızlanmasıyla beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Çoğumuz sabahları kahvaltı etmeden evden çıkmak zorunda kalıyoruz; oysa vücudumuz beslenmeye en çok sabah saatlerinde ihtiyaç duyuyor.


- Kahvaltı etmemek, sürekli yorguluk hissine, strese ve konsanrasyon güçlüğüne neden oluyor.


Kahvaltı; demir, fosfor, kalsiyum ve protein açısından gerçek bir kaynak olup uyanır uyanmaz gereksinim duyulan tüm besinleri karşılayıp, büyük işler başarmak için vücudu tümüyle hazır hale getirir. Sanılanın aksine, kahvaltı yapmamak kilo almaya neden olur. Kahvaltı yapılmadığında metabolizmayı yavaşlar; vücut koruma sistemini devreye sokarak yağ depolamaya başlar.

KAHVALTIDA B VİTAMİNİ
 Kahvaltı sayesinde saat 10:00’dan itibaren vücut fonksiyonları eksiksiz çalışır. Kahvaltıda alınan besinlerle hücrelerde azalan kan şekeri dengelenir.
 Kahvaltı müthiş bir enerji kaynağı olup karbonhidratlardan ekmek, mide bağırsak sisteminin çalışmasını kolaylaştırır, sindirim sorunu yaratmaz, açlık duygusunu bastırır.
 Türk mutfağında kahvaltıda genellikle B vitamini eksikliği görülür. B1 vitamininin en iyi kaynağı buğdaydır. Ancak buğday da temizlenirken % 30 kayıp olur.
 Zaman zaman mısır gevrekleri bu eksikliğin giderilmesini, yanında tüketilen süt ve peynir ile kolaylaştırabilir. B1 vitamini, besinlerden alınan karbonhidratın enerjiye dönüşmesini sağlar. Depresyon ve zihinsel yorgunluğu engeller.

KAHVALTIDA ALINMASI GEREKEN ÜRÜNLER
Süt ve ürünleri: Beyinsel ve bedensel oluşumun güçlenmesini sağlar. Yağ, protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminden oluşan süt, her yaşa hitap eder. Erişkinlerde az yağlı olanlarının tercih edilmesi daha uygun düşer. Büyüme çağındaki çocukların, hamilelerin, emzirenlerin bu ürünleri gün içerisinde belirtilen oranlarda alması gerekir.
Peynir: Peynir, Kalsiyum ve B vitamini yönünden oldukça zengin olup günlük peynir ihtiyacı yaşa ve özel durumlara göre değişir. Ortalama 1 ya da 2 kibrit kutusu ihtiyacımızı karşılar.
Yumurta: İyi bir protein kaynağıdır. Erişkinler, haftada 2 kere peynir yerine 2 adet yumurta, çocuklar ise gün aşırı tüketilmesi gerekir.
Kahve ya da çay: Midesi zayıf veya ülser olanların, yüksek tansiyonlu ve kalp rahatsızlığı çekenlerin kafeinden uzak durması gerekir. Çayın içinde bulunan ‘tanen’ kafeine oranla daha uyarıcıdır. Ancak bir bardak çayda bulunan ‘tanen’ aynı orandaki kahveye kıyasla daha azdır. Çay ya çok açık, veya limonlu tüketilerek, ya da çok demlenerek ‘tanen’ miktarı düşürülebilir. Bu madde demir emilimini zorlaştırır ve kansızlığa neden olur.

İDEAL KAHVALTI
Bir bardak oda sıcaklığında su, bunu C vitamini ağırlıklı bir porsiyon meyva ve daha sonra yukarıda sayılan besin öğelerinden en az 1 porsiyon peynir, bir bardak süt, 4 adet zeytin, 1 tatlı kaşığı bal ya da reçel, 2-3 dilim çavdar, kepek ya da yulaf ekmeği ve bir porsiyon söğüş domates-salatalık ile mükemmel bir kahvaltı yapıp güne zinde başlanabilir.

KAYNAK: www.egos.com.tr



Demir eksikliği hafıza sorunlarına yol açıyor

09:41, 24/3/2007 .. Kategori saglik .. yok yorumlar .. Link


Demir eksikliği, orta seviyede dahi olsa kadınlarda hafıza ve öğrenme sorunlarına yol açabiliyor.

NEW YORK - ABD’de yapılan bir araştırma, kansızlık olarak adlandırılmayan orta seviyede demir eksikliğinin, kadınların hafıza, dikkat ve öğrenmeyle ilgili testlerde yeterli seviyede demire sahip kadınlara göre daha başarısız olmalarına yol açtığını ortaya koydu.

 

Penn Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada, kansızlık teşhisi koyulan kadınların da bu testlerde en başarısız grup olduğu görüldü.

Demir eksikliği olan kadınlara 4 ay boyunca demir haplarıyla yapılan tedaviden sonra bu kadınların testlerde eskisinden 5 ya da 7 kat daha başarılı oldukları gözlendi.

Sonuçları American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan, Dr. Laura E. Murray-Kolb başkanlığında yapılan araştırmanın, demir eksikliğinin, kişide kansızlık seviyesine gelene kadar açık bir soruna yol açmadığı yönündeki inanışa meydan okuduğu da belirtildi.

Araştırma çerçevesinde yaşları 18 ila 35 olan 113 kadının incelendiği ve başta bunlardan 71’inde demir eksikliğinin tespit edildiği kaydedildi.

Vücutta hücrelere oksijen taşınması için gerekli olan demirin, yaşları 19 ila 50 olan kadınlar tarafından günde 18 miligram, hamileler tarafından da günde 27 miligram oranında alınması öneriliyor.  

 




{ Önceki Sayfa } { Sayfa 1 - 1 } { Sonraki Sayfa }

IP



::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıklar
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm
::Son Depremler


<


Webset  by © KissDesign Website
_________________